2 Nisan 2010

BENİMLE OYNAR MISIN? "Çocukluk Çağında Oyun"


İnsanlar neden oyun oynar? Ya da sorumuzu biraz daha genişleterek soralım; İnsanlar ve diğer pek çok canlı türü neden oyun oynar? Kediler, köpekler, maymunlar, kargalar, yunuslar, yoğun olarak doğumdan sonraki dönemde olmak üzere, yiyecek, içecek veya barınma gibi temel ihtiyaçlarının hiçbirini karşılamasına yardımcı olmamasına rağmen neden oyun oynar?

İnsan ve hayvan davranışları üzerine çalışan bilim insanları bu soruya üç temel neden göstererek cevap veriyor. Bu nedenlerden ilki, oyunun çevreye uyum gösterme konusunda sağladığı avantaj. İkincisi oyun oynamanın bilişsel gelişimi ve kas gelişimini olumlu yönde desteklemesi. Üçüncüsü ise, toplumsal ilişkilerin anlaşılmasına ve olumlu davranışların kazanılmasına katkıda bulunması. İnsanlar için oyunun önemine odaklandığımızda, bunlar dışında kazanımların olduğunu da görmemiz mümkün.

Bebeğiniz doğduktan kısa bir süre sonra çevresindeki nesnelerle daha yakından ilgilenmeye başlayacaktır. İçinde bulunduğu ortamı daha iyi tanımak amacıyla bu nesnelere dokunacak, fırlatacak, bir yerlere vurmaya başlayacak ve birçoğunu ağzına sokmaya çalışacaktır. Özellikle dişlerinin çıkmaya başladığı dönemde bebeğiniz nesneleri ağzına sokarak hem damağını kaşıyacak hem de onu tanımaya çalışacaktır. Özellikle doğumdan sonraki ilk 12-18 aylık dönemde bebeğiniz için oyun çoğunlukla dünyayı keşfetme amacı taşıyacaktır. Bu dönemde bebeğinizin oyuncakları ağzına sokmasını engellemeye çalışmak yerine onları temiz tutmaya çalışmak hem bebeğiniz hem de sizin için çok daha rahatlatıcı olacaktır.

Daha sonraki dönemlerde oyunun çocuğunuz için anlamı değişmeye başlar. Bu dönemde başta siz anne ve babalar olmak üzere çevresindeki diğer kişilerin davranışlarını taklit etmeye çalışır. Basit düzeyde de olsa durumlar ve davranışlar arasında neden-sonuç ilişkisi kurmak ister. Bu çocuğunuzun sosyalleşme konusunda attığı adımlardan biridir. Özellikle üç yaşından sonraki dönemde ise çocuğunuzun hayal gücünde gözle görülür bir gelişme yaşanır. Artık nesneleri temel görevlerinin dışında rollerle de kullanır. Ayrıca bu dönem hayali arkadaşlıkların da kurulduğu çok zengin ve çok eğlenceli bir dönemdir. Çocuğunuz sizi, önceki dönemlere göre çok daha istekli bir şekilde oyunlarına dahil etmeye çalışacaktır. Bu çocuğunuzun sonsuz hayal gücünü hissedebilmeniz ve onunla daha güzel bir ilişki kurmanız için eşsiz bir fırsat. Kendinizi oyunun akışına bırakarak dış dünyayla ilişkinizi kısa bir süreliğine de olsa kesmeniz, sizin üzerinizde de oldukça olumlu etkiler bırakacak.

Çocuğunuzun yaşı ilerledikçe ve arkadaşları çoğaldıkça oyunlardan edindiği kazanımlar da farklılaşmaya başlar. Çocuğunuz oyunlar ve oyun arkadaşları sayesinde, paylaşmak, yardımlaşmak, fedakarlık etmek, saygı duymak, kazanmak ve kaybetmek gibi çok önemli sosyal davranışları kazanır. Belki de en önemlisi, kaybettikten sonra pes etmemeyi, nerede yanlış yaptığını keşfederek en baştan başlamayı ve bu sırada hissettiği olumsuz duygularla baş etmeyi öğrenir. Çocuğunuzu böyle zamanlarda oyuna dönmesi için cesaretlendirmeniz ve yaşadığı durumla başa çıkması için destek olmanız çok önemlidir. Bu sayede hayatının daha sonraki dönemlerinde yaşayacağı zorluklarla mücadele etme konusunda daha cesur olacak ve en zor durumlarda bile yeniden harekete geçecek gücü kendinde bulacaktır.

Mother and Baby dergisinin Nisan 2010 sayısında yaynlanmıştır.

Paylaş


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder